SINAV KAYGISI

Öğrenme ve Kaygı                    

 

Dünyaya geldiğimiz andan itibaren bir öğrenme süreci içine gireriz ve bu süreç yaşamımızın sonuna dek devam eder. Öğrenme, kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve süregelen yaşamdan doyum alması için gerekli tüm bilgi, eylem ve becerilerin kazanılması sürecidir. Öğrenilenler, kişinin birikimini (potansiyelini) oluştururken, öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Başka bir deyişle performans, kişinin akıl, duygu ve davranış düzeyinde daha önceden kazanmış olduklarının, belli bir durum ve belli bir zaman kesitinde, eylemsel olarak ortaya konulan şeklidir. İnsanın performansının en iyi olduğu durum, onun alanda var olan potansiyelinin tümünü eyleme dönüştürebildiği durumdur. Ancak çeşitli iç ve dış etkenler nedeniyle gerçek potansiyelin performansa dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu etkenlerden biri de yüksek kaygıdır.

 

“Öğrendiklerimizi daha iyi bir şekilde ifade edebilmek ya da performansımızı en üst düzeyde tutabilmek için hiç kaygı yaşamamamız mı gerekiyor?” sorusu akla gelebilir. Bu sorunun cevabı tabi ki hayır olacaktır. Çünkü, her duygu gibi kaygı da kişinin, yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan doyum alabilmesi için gereklidir. Bu düşünce içinde amacımız, kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımıza kullanmaktır.

Normal düzeyde bir kaygı bireye, istek duyma, karar alma, alınan kararı uygulama, enerji üretme

ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. 

 

Sınav Kaygısı

                Sınav kaygısı kaygının özel bir türüdür. Sınav öncesinde öğrenilmiş olan bilgilerin sınav sırasında etkili bir biçimde açığa çıkarılmasına veya kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan kaygı durumu olarak tanımlanabilir. Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler ise bu durumları bir tehdit olarak algılarlar.

 

Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler. Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yüksek olan kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrendiklerini sınav anında hatırlayamamak olduğunu ortaya çıkarmıştır.  Ayrıca kaygısı yüksek olanların kaygısı normal olanlara göre ders çalışmaya daha fazla zaman ayırdıklarını ortaya koymuştur. Bu bulgular da sonuçtaki düşük performansın, bu kişilerin ders çalışma sürelerinde ki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerin kendilerinde meydana getirdiği, başa çıkılamaz derecede kaygıya bağlanabileceğini göstermektedir.

 

Endişe Durumları

 

  • Bilgilerinin yetersiz olduğunu düşünme

 

  • Hazırlık için kalan süreyi yetersiz bulma

 

  • Sınav sırasında hiçbir şey hatırlayamayacağını düşünme

 

  • Sınav sonuçlarının felaket olacağını düşünme

 

  • Aile ve yakınlarını hayal kırıklığına uğratacağını düşünme

 

  • Kaybederse bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını düşünme

 

  • Sınavdan düşük puan alacağını düşünme

 

  • Herkesin kendisinden zeki olduğunu düşünme

 

  • Başarılı olamayacağını kesin olarak düşünme

 

  • Yetersiz ders çalıştığını düşünme

 

  • Yetersiz ders çalıştığında kendisini suçlama

 

  • Başarısız olursam evdekilerin yüzüne nasıl bakarım gibi…

 

Sınav Kaygısı Nasıl Ortaya Çıkar?

  • Yüksek düzeyde akademik başarı beklentisi,

 

  • Yaşamımız süresince karşılaştığımız her durum için zihinsel şemalara sahibiz (geliştiririz). Bu şemalara uymayan durumlarla karşılaştığımızda,

 

  • Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmakla,

 

  • Sınavı algılama düzeyimizle,

(sınavın kişiliğin değerlendirilmesi değil, öğrencinin bilgi ve çalışmasının değerlendirilmesidir. Öğrenci başarılı ise iyi öğrendiği, başarısız ise öğrenemediği ortaya çıkar. İyi insan ya da kötü insan olduğu ortaya çıkmaz.)

 

  • Mükemmeliyetçilik veya rekabet duyguları da kaygıyı arttıran etmenlerdir.

 

  • Sosyal çevrenin (aile, öğretmen, arkadaş, okul, dershane…) beklentileri ve baskısı sınava hazırlanan öğrencileri bunaltır. Kaygı ortaya çıkar.

 

Nasıl Üstesinden Gelebilirim?

Yapacağımız şey, gerçek dışı kötümser ve karamsar düşüncelerimizi, gerçek dışı bir iyimserliğe değil yalnızca gerçekçi düşünce biçimine dönüştürmektir. “Başarırsam hayatımın en önemli dönüm noktalarından birini aşacağım. Başarısız olmam aptal ya da beceriksiz olduğumu göstermez. Daha düzenli, verimli ve etkin çalışmam gerektiğini ortaya çıkarır” denmelidir.

Gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarabilmek için iyi bir değerlendirme yapılmalısınız,  hangi konularda eksik olduğunuzu belirleyin. Hangi derse ne kadar zaman ayırmanız gerektiğine karar verin ve;

 

  1. Zamanınızı Planlayın ve bu plana uygun hareket edin. Yaşamınızın her anını plan içine alın ve bu plan doğrultusunda hareket edin.
  2. Hareket bozukluklarına karşı (aşırı hareketlilik veya durgunluk) kendinizi kontrol edin.
  3. Kaygıya karşı pozitif düşünceler meydana getirin. Her olay karşısında pozitif düşünce geliştirin.
  4. Ekstra sorunlar edinmekten kaçının, gergin olduğunuzda kimseyle tartışmaya girmeyin nefes veya gevşeme egzersizlerini uygulayın.
  5. Beslenmenize dikkat edin, abur cubur la değil yemek yiyerek beslenin, sabah kahvaltı etmeden evden çıkmayın.
  6. Uykunuzu almanız öğrenmeniz için çok önemlidir. Bu yüzden uykunuza büyük özen gösterin.
  7. Çok fazla çalışmak değil planlı ve verimli bir çalışma başarıyı getireceğinden dolayı plan dışında fazla çalışma yapmayarak eğlenmeye ve spora da zaman ayırın kaygınız azalacaktır.

 

Kaygıyı Yenmek İçin Olumlu Düşünmek

 

Kaygıyı azaltabilmek için öncelikle olumlu düşünmeli kendinizle olumlu diyalog kurmalısınız. Kendinizi hangi durumlarda ya da ne kadar eleştirdiğinizi tespit etmelisiniz.

Her hangi bir sınav sonrasında yapabileceğiniz bir soruyu dikkatsizliğiniz sonucu boş bıraktığınızda; kendi kendinize bu şekilde bir diyalog kuruyorsanız,

“Ne kadar dikkatsizim, bildiğim soruyu bile görmemiş, boş bırakmışım. Yine bir çok sorum yanlış oldu. Sınavlarda bu şekilde bildiğim soruları dahi göremezsem ya da yanlış yaparsam sınavı kazanamam.”

Gibi cümleler yerine;

Dikkatsizliğim veya aceleciliğim yüzünden bildiğim halde soruyu görememişim veya yanlış yapmışım.”

 

Bu nedenle sınavlarda;

  1. Daha dikkatli olmalıyım,
  2. Bütün soruları ön yargısız bir şekilde okumalıyım,
  3. Soruyu anlamalı anladıktan sonrada şıkların tamamını okuyarak cevap vermeliyim,
  4. Sorunun cevabını verdikten sonra o soruya tekrar bakmamalıyım.

Gibi cümleler kurmanız sizin olumlu düşünmenize ve çözümler üretmenize yardımcı olacaktır.

 

Sonuç:

Sınav Kaygısını Azaltabilmek için;

  1. Sınav analizi yaparak eksiklerinizi belirleyin,
  2. Eksiklerinizi ne kadar sürede tamamlayacağınızı planlayıp program hazırlayın,
  3. Zamanınızı etkin kullanın (hayatınızı programlayın),
  4. Verimli ve programlı çalışın,
  5. Olumlu düşünün,
  6. Sınavlarda istediğiniz puanları alamasanız bile umutsuzluğa düşmeden yanlışlarınızın nedenlerini bulup gidermeye çalışın,
  7. Sınavlara önem verin,
  8. Sınavlarda zamanı etkin kullanın,
  9. Düzenli tekrar yapın,
  10. Yeteri kadar pratik yapın,
  11. Hazırlandığınız sınavı çok iyi tanıyın,
  12. Rehber ve Psikolojik danışmanınıza danışın,
  13. Kendinize güvenip başaracağınıza inanın…

 

İNANÇLARIMIZ SONUCU ETKİLER, BAŞARACAĞINIZA İNANMIYORSANIZ BAŞARAMAZSINIZ…

O HALDE; BAŞARMAK İÇİN İNANMALISINIZ…